Aslı Tandoğan Fan Sitesine Hoşgeldiniz..
 
AnasayfaKapiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Basında Çıkan Haberler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:44

Bu sezon dizi savaşının galibi izleyiciler olacak !

Yeni yayın döneminde yine ekranlara kilitleneceğiz. Çünkü televizyonlarda dizi furyası devam edecek. Özellikle ünlü romanlardan uyarlanan diziler yeni yayın döneminin ağır toplarından olacak. Hangi kanalda hangi dizi var merak ediyorsanız, işte rehberiniz

Bu hafta televizyonlarda yeni yayın dönemi start aldı, pek tabii dizilerde... Kaliteli yapımlara yer veren kanalların dizisiz, boş günü neredeyse hiç yok... İzleyicileri ekrana kilitleyecek dizilerin yayın saatleri ise 20.00-22.00 arasında değişiyor. Yani her zaman olduğu gibi aynı saate denk gelen diziler yüzünden kumandanızın tuşları eskiyecek. Yeni yayın döneminde Star’da Son Bahar ve Derdest, Show TV’de Gece Sesleri, Kanal D’de Aşk-ı Memnu, ATV’de Gurbet Kuşları adlı yeni diziler yayınlanacak.

Geçen yılın en çok izlenilen yapımlarından Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı eserinden uyarlanan Yaprak Dökümü’nün reytinglerinin yüksekliğinden mi bilinmez ama romanlardan ilham alan diziler yeni yayın döneminde devam edecek. Reşat Nuri Güntekin Dudaktan Kalbe, Halit Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu, Ayşe Kulin Gece Sesleri, Orhan Kemal Gurbet Kuşları aynı başarıyı yakalayabilecek mi hep birlikte izleyip göreceğiz.

Star’da pazartesi günleri saat 20.00’de başrollerini Erkan Petekkaya, Ayça Varlıer’in paylaştığı yeni dizi Son Bahar yayınlanıyor. Dizinin öyküsü şöyle: Galip patron, Sabiha küçük bir çalışandır. Galip’in eşi Nursel’in dengesizlikleri ve Sabiha’nın kocası Mehmet’in metresinin oğlu Memo’yu Sabiha’nın başına atması bu iki insanın yakınlaşmasını meşru kılar. Kanalda perşembe günleri Son Ağa, cumaları Baba Ocağı ve Derdest, cumartesi ise Vazgeç Gönlüm adlı diziler yayınlanıyor. Derdest de kanalın yeni dizilerinden biri. Dizinin başrollerinde Sağır Oda dizisiyle tanıdığımız Orhan Kılıç ve Beyaz Gelincik’in Ceren’i Sezin Akbaşoğulları var. Dizi bir kazada ailesini yitiren Mehmet’in sahte belgeler ve entrikalarla hapse girmesiyle başlıyor. Masumiyetini ispat etmek için hapisten kaçan Mehmet kendi onuru ve haksızlığa uğrayan insanlar için savaşmaya başlıyor.

Yeni yayın döneminde Show TV’de hafta içi her akşam saat 18:00’da Ağlamak Yok adlı dizi ekrana geliyor. Salı günleri ise Reşat Nuri Gültekin’in romanından uyarlanan Dudaktan Kalbe. Dizinin yeni sezonu şöyle başlıyor: Lamia İstanbul’dan uzak bir yerde bebeği ile kendine yeni bir hayat kurmuştur. Yerini ise hiç kimse bilmemektedir. Kenan yeni albümünü çıkarmanın keyfini yaşarken Cemil kendini eve kapatmış perişan bir durumdadır. Kenan Cemil’e yardım etmek isterken hayatının akışını değiştirecek bir gerçeği öğrenir. Dizinin yayın saati 20.00. Cuma akşamı ise Show TV ekranında arka arkaya iki dizi var: Gece Sesleri ve Doktorlar. Yazar Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından uyarlanan Gece Sesleri’nde başrollerde Vildan Atasever, İsmail Hacıoğlu ve Özgür Çevik var.Dizi köklü bir ailenin yıllardır içinde sakladığı sırların yeni bir evliliğin ardından sarsıcı bir şekilde ortaya çıkmasıyla başlıyor. Grey’s Anatomy adlı yabancı dizinin yerli versiyonu Doktorlar ise geçen sezon kaldığı yerden devam ediyor. Kanalın henüz yayın günü belli olmayan bir dizileri ise Eşref Saati ve Kurtlar Vadisi.

Kanal D en fazla dizi yayınlayan kanallardan biri. Burada tam 12 dizi yayınlanıyor. Halit Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı eserinden uyarlanan Aşk-ı Memnu yeni sezonun tek yeni dizisi... Öyküsü kısaca şöyle Adnan, on bir yıl önce eşini kaybedince, sosyal hayattan uzaklaşıp bütün ilgisini kızı Nihal ve oğlu Bülent’e vermiştir. Adnan Bey, yine İstanbul’un tanınmış ailelerinden Melih Bey takımından Firdevs Hanım’ın kızı Bihter’le karşılaştıktan sonra, unuttuğu duyguları yeniden hatırlamaya başlar. Kanal D’de pazartesi Yol Arkadaşım, salı Küçük Kadınlar, çarşamba Yaprak Dökümü, perşembe Aşk-ı Memnu, cuma Gece Gündüz, cumartesi Akasya Durağı ve Kavak Yelleri, pazar günü Düğün Şarkıcısı ekrana geliyor. Binbir Gece, Arka Sokaklar, Asi ve Annem adlı dizilerin ise henüz yayın günü belli olmadı.

Ata Avrupa Yakası’na geri dönüyor

ATV ekranlarında pazartesi akşamları Elveda Rumeli, salıları ise Benim Annem Bir Melek var. Çarşambaları ise Avrupa Yakası ile yaz aylarında başlayan gençlik dizisi Doludizgin Yıllar yayınlanacak. Geçen sezon büyük beğeni toplayan Parmaklıklar Ardında ise perşembe akşamları ekranlarda olacak. Aynı akşam başrollerini Keremcem ve Yasemin Allen’in paylaştığı Elif’i de izleyebilirsiniz. Kanalın ağır toplarından biri de Bizim Evin Halleri... Yeni yayın döneminde ATV’ye tranfer olan dizi çocuklarına düşkün bir anne olan Nemide Hanım’ın bütün güçlüklere karşı ailesini bir arada tutma çabasını anlatıyor. İstanbul ve Mardin arasında mekik dokuyan bir töre hikayesini anlatan Sıla ise son üç bölümüyle ekranlarda olacak. Cumartesinin dizisi eleştiri oklarını sürekli üzerine çeken ama çocuklar tarafından çok sevilen Selena...

ATV’nin tek yeni dizisi ise Orhan Kemal’in aynı isimli ünlü romanından uyarlanan Gurbet Kuşları... Rutkay Aziz, Miraç Eronat gibi deneyimli isimlerin rol aldığı dizi İstanbul’a göç eden altı kişilik Bakırcıoğlu Ailesi’nin ayakta kalma savaşını anlatıyor.

Çocuklar kumandayı bırakmayacak

FOX kanalının dizi saati 20.00. Cumartesi ve çarşamba akşamları hariç her akşam bu saatte kanalda bir dizi yayınlanıyor. Pazartesi akşamları-nın dizisi Kız Takımı Orta Anadolu’da bir kasabada geçiyor. Kasabadaki liseye tayin edilen müdür Canan, ailelerinin evliliğe hazırlanması gerektiğini düşündüğü kızlara bir basketbol takımı kuruyor. Öykü bu genç kızların çevresinde şekilleniyor. Salı gününün dizisi ise Hollywood komedilerinden alınma öyküsüyle Ece... Hande Ataizi’nin başrolünü oynadığı dizinin konusu şöyle: Black dergisinin yayın yönetmeni ve gece alemlerinin iflah olmaz çapkını Ege, kadınların duygularıyla oynamaktadır. Ama bir gün sabah uyandığında kendini kadın bedeninin içinde bulur. Artık o, Ece’dir...

Başrollerinde Evrim Akın, Tan Sağtürk ve Oya Aydoğan’ın oynadığı Bez Bebek’in yeni bölümleri her Perşembe yayınlanıyor. Oyuncaklar Ülkesi’nden dünyaya gelen ve insan olmak isteyen Nana’nın maceraları çocukların büyük ilgisini topluyor. Cuma akşamları ise yine bir çocuk dizisi var: Prenses Perfinya. Kanalın pazar dizisi Arka Sıradakiler ise geçen sezon kaldığı yerden devam ediyor. Hafta içi hergün 15.45’te yayınlanan Unutma Beni ise birbirine bir türlü kavuşamayan iki aşığın öyküsünü anlatıyor.

Kaynak : Star Gazetesi
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:44

Dudaktan Kalbe hatalar
Dizi sürelerinin uzunluğu ister istemez pek çok devamlılık ve içerik hatasına neden oluyor. Show TV'deki Dudaktan Kalbe dizisinde de bu hafta pek çok hata dikkat çekti. Örneğin; Hüseyin Kenan, Lamia'nın oda numarasını sorup, "6 numara" yanıtını aldı ama Lamia'nın kapısında "10" yazıyordu. Hüseyin Kenan ile Lamia'nın deniz kıyısında konuştukları sahnede, kamera yakın plana girmişken arkada yüzen adam görülüyordu. Genel planda ise yüzen kimse yoktu. Okurumuz Tufan Şengül'ün gözüne ise Lamia'yı takip edenlerin bindiği taksinin plakasının sürekli değişmesi takılmış.

YÜKSEL AYTUĞ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:44

Dizi fabrikaları

Beyaz ekranda liderliklerini sürdüren yerli dizilerin haftalık bütçeleri ve setlerde çalışanların sayısı; Hollywood'daki sinema sektörünü aratmıyor.

Kurtlar vadisi birinci
Ekranların en çok izlenen dizilerinin haftalık bütçeleri de dudak uçuklatıyor. Kurtlar Vadisi'nden Avrupa Yakası'na kadar birçok başarılı yapım; Hollywood'un iddialı prodüksiyonları kadar yüksek bütçelere mal oluyor. Bu yapımların aylarca ekrana geldiği düşünülürse Türkiye'deki dizi sektörünün Hollywood'la boy ölçüştüğü görülüyor. 550 bin YTL'lik haftalık bütçesiyle 'Kurtlar Vadisi' reyting liderliğini burada da koruyor.

Setler ekmek kapısı
Kurtlar Vadisi'nin ardından atv'nin iki başarılı yapımı geliyor. 400 bin YTL'lik bütçesi ile Avrupa Yakası'nı 350 bin YTL ile 'Elveda Rumeli' takip ediyor. En ucuza mal olan dizi Düğün Şarkıcısı'. Yapımın haftalık maliyeti 150 YTL. Bu arada dizilerin yüzlerce kişi için ekmek kapısı olması maliyetleri artırıyor. Kurtlar Vadisi setinde 200 kişi çalışıyor. Makendoya'da çekilen Elveda Rumeli'de ise 180 kişi görev alıyor.

Hollywood'a rakip olduk
Kurtlar Vadisi Pusu:.............550 bin YTL
Avrupa Yakası:.....................400 bin YTL
Elveda Rumeli: ....................350 bin YTL
Binbir Gece:.........................300 bin YTL
Aşkı- Memnu: ......................250 bin YTL
Dudaktan Kalbe: .................220 bin YTL
Yaprak Dökümü:.................200 bin YTL
Yol Arkadaşım: ....................200 bin YTL
Arka Sokaklar: .....................200 bin YTL
Parmaklıklar Ardında:..........200 bin YTL
Asi:........................................180 bin YTL
Düğün Şarkıcısı:..................150 bin YTL

Ufuk ÖZCAN

Kaynak: Takvim Gazetesi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:45

Dizi dizi isimler

DÖNEM dizilerindeki eski isimler ne kadar da hoş... Peyker, Firdevs, Bihter, Behlül (Aşk-ı Memnu), Afife, Hüseyin Kenan, Lamia (Dudaktan Kalbe), Ferhunde, Neyyir, Fikret (Yaprak Dökümü)... Aslında bunca eski isimli karakteri, ellerinde teknoloji harikası cep telefonları ve altlarında son model otomobiller ile bağdaştırmak kolay değil. Ama sanki eskiden çocuklara konulan isimler daha güzel, daha bir anlamlı imiş... Şimdi tıpkı TTNet reklamının altını ustalıkla çizdiği gibi, geleneksel ile modern isimler aynı nüfus kağıdında çatışma halinde.. Kezban Su gibi... Geçenlerde bir anne, çocuğunu çağırıyordu. "Recepcaaan, gel artık oğlum..." Recep çok güzel bir isim, Can da öyle. Ama ya birleşince? Bazı isim kokteylleri insana kafa bulduruyor. Abdüllatif Sarp gibi...

Kaynak: Sabah Gazetesi/Yüksel Aytuğ
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:45

Dizilerin Çekildiği Yalı Ve Köşklerde Ünlü Oldu!

DİZİLERİN ÇEKİLDİĞİ YALI VE KÖŞKLER DE ÜNLÜ OLDU!

İstanbul’un Boğaz hattı şu sıralar dizi setine dönüşmüş durumda. Çünkü ekranda izlenme rekorları kıran birçok dizi bu hattaki tarihi köşk ve yalılarda çekiliyor. Bu mekanları kiralamanın aylık bedeli 15 bin YTL’den başlıyor, 35 bin YTL’ye kadar çıkıyor.

Beylerbeyi’nin arnavutkaldırımlı yokuşlarında dolaşıyoruz. Neredeyse her sokakta ufak tefek de olsa bir çekim var. Özellikle de köşkler çok hareketli. Örneğin, “Yaprak Dökümü” (Kanal D) dizisinin çekildiği “Lazın Köşkü” turizm sektörüne de hizmet eder olmuş. Öyle ki Almanya, Hollanda, Kanada ve İran gibi ülkelerden bile insanlar bu köşkü görmek için Beylerbeyi’nin yolunu tutuyor.
“Hatırla Sevgili” (atv) dizisi bir süre önce ekranlara veda etti ancak dizinin çekildiği Merih Konak yenisine hazırlanıyor.
Yeniköy’deki Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı ise bu sıralar “Binbir Gece”nin (Kanal D) çekimlerine ev sahipliği yapıyor. TMSF’nin el koyduğu ve Şehrazat (Bergüzar Korel) ile Onur’un (Halit Ergenç) oturacağı bu yalıya her ay 30 bin YTL ödeneceği basında yer almıştı.
Sarıyer hattında “Dudaktan Kalbe”nin (Show TV) çekimleri dikkat çekiyor. Sariyer’deki tarihi yalının önünde sadece çekim ekibi değil; çeşitli şehirlerden gelen, belki bir “ünlüyle” karşılaşırım diye yalının önünde fotoğraf çekmek için saatlerce bekleyen, sevdikleri oyuncuyu göremeyince de yalının fotoğrafını çekmekle yetinip oradan ayrılanlar da var.
Sarıyer’de çekilen başka bir dizi de “Aşk-ı Memnu” (Kanal D). Bu dizinin çekimleri Rahmi Koç’a ait bir villada yapılıyor. Yani İstanbul’un Boğaz şeridi bu sıralar koca bir sete dönüşmüş durumda...
İstanbul’un Boğaz hattında yalı ve köşk kiralamak isteyen dizi yapımcılarının sayısı her geçen gün artıyor. Retürk Alize Acentesi’nden emlakçı Ayşem Dalman ise Beylerbeyi hattındaki hemen hemen bütün yalı ve köşklerden sorumlu. Yani dizi için köşk kiralamak isteyen yapımcıların neredeyse hepsi ona başvuruyor.
Dalman “Köşk kiralamanın aylık bedeli 15 bin YTL’den başlıyor. Şu sıralar 25 bin, hatta 35 bin YTL’ye bile çıkmış durumda. İnsanlar sürekli bana gelip ‘Benim evimi de dizilere kirala’ diyor. Beylerbeyi halkı bu işe soyundu. Günlüğüne 1000 YTL’ye razı olanlar bile var.

“Binbir Gece”nin kahramanları Şehrazat ile Onur artık bu yalıda oturacak
Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı (“Binbir Gece”)
Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı 95 yaşında. İstinye-Yeniköy yolu üzerinde. İlk sahibi Koca Reşit Paşa’nın kızı Ferendiz Hanım. Yalıya adını veren ikinci sahibi ise Refia Sultan’ın kocası Ferik Ahmet Afif Paşa. Afif Paşa yalıyı yıktırarak mimar Alexandre Valluary’ye bugünkü binayı yaptırınca yalı onun adıyla anılmaya başladı. Sonraki sahiplerinin elinde harabeye dönen yalıyı 1986’da Kemal Uzan aldı. Ciddi bir restorasyon geçirdi. TMSF yalıya dört yıl önce el koydu.
Yalı “Binbir Gece” dizisinde Onur ile Şehrazat’ın evi olarak kullanılacak. Bunun için TMSF’ye her ay 30 bin YTL ödeneceği söyleniyor. 21 odası ve dört seyir kulesi var.


“Hatırla Sevgili” ve “Berivan” da burada çekilmişti
Tekstil sektöründe dış ticaretle uğraşan Sabahattin Varan da eşiyle birlikte yaşadığı konağı yıllardır dizilere kiralıyor. Geçen sezon “Hatırla Sevgili”nin çekildiği Beylerbeyi’ndeki bu konakta 20 yıldır oturduklarını anlatıyor: “Konağın adı Merih Konak. Bu ismi biz koyduk, tarihi bir anlamı yok. İlk dizi ‘Canım Kocacığım’dı. 2002’de çekildi. Yönetmen Erden Kıral, başrol oyuncuları da Memet Ali Alabora ve Sanem Çelik’ti. Bugüne kadar mesela ‘Hatırla Sevgili’, ‘Berivan’, Pınar Altuğ ve Oktay Kaynarca’nın birlikte rol aldığı ‘İlk Aşkım’ dizisi çekildi. Şu an yine yeni teklifler var. Kanal D bir avukatlar dizisi çekiyor. Orada yaşlı bir avukatın evi olacak büyük bir ihtimalle bizim ev. Bütün teklifleri kabul etmiyoruz. Kabul etsek burası Sinan Çetin’in Plato’su gibi çalışır.”
Varan bazen hiç para almadıklarını, bazense günde 500-600 YTL aldıklarını söylüyor. Böylece evin ufak tefek masraflarının çıktığına da değiniyor. “Biz evimizde renk olsun diye ara sıra bu çekimleri kabul ediyoruz. Biraz da sanata katkımız olsun istiyoruz” diyor.
Eşi Melahat hanım ise magazin programlarındaki olayları kendi evinde yaşamaktan ve sanatçılarla bir arada olmaktan çok memnun: “Emre Kınay, Aytaç Arman, Şükran Güngör gibi insanlarla bir arada olduk burada. Bu sayede entelektüel bir atmosfer tadıyoruz, sanatsal bir ortama giriyoruz. Biz de onları kameraya çekiyoruz. Hatıra oluyor.”

Merih Konak
Sahibi Sabahattin Varan adlı bir harita mühendisi. Emekli, şu an dış ticaretle uğraşıyor.
Beylerbeyi’ndeki ahşap konak 1876 yılında yapılmış. Mimarı ve kimin inşa ettiği bilinmiyor. Şu an yeni bir dizi çekimi için görüşülüyor.
Galata Köprüsü’nün tahsildarı Mehmet Efendi konağın ilk sahiplerinden. Daha sonra onun mahdumu Fatma hanım buraya yerleşmiş ve bugüne kadar çeşitli sahipleri olmuş.
Bir diziye ilk kez kiralandı
“Saip Paşa’nın Yalısı” (“Dudaktan Kalbe”)
Sarıyer’deki dört katlı yalı yaklaşık 150 yaşında. Çevrede dizideki adıyla
“Saip Paşa’nın Yalısı” olarak tanınıyor.
Yaklaşık bir yıldır burada “Dudaktan Kalbe” çekiliyor. Bir diziye ilk kez kiralanıyor.


“Aşk-ı Memnu”nun çekildiği üç katlı villanın 10 odası var
Rahmi Koç’un villası (“Aşk-ı Memnu”)
Halid Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu” adlı romanı Rahmi Koç’a ait Sarıyer’deki bir villada çekiliyor.
Üç katlı villanın 10 odası var. Koç ailesinin villanın çekim için aylığı 6 bin dolara kiraladığı söyleniyor.

“İnsanlar bu iş için evinin dekorasyonunu bile değiştiriyor”
Ayşem Dalman (Beylerbeyi Retürk Alize Acentesi)
Beş yıldır Beylerbeyi’nde emlakçılık yapıyorum. Uzmanlık alanımız Boğaz hattındaki yalılar ve tarihi köşkler. Normal müşterilerin dışında film şirketleriyle de birlikte çalışıyoruz. Bugüne kadar pek çok diziye köşk ve yalı bulduk. “Yaprak Dökümü”, “Hatırla Sevgili”, “Pulsar”, “Arka Sokaklar” hep Beylerbeyi’ndeki köşklerde çekilen diziler.
“Hatırla Sevgili”den sonra bir sektör oluştu. Türk edebiyatının eski kitapları dizi olmaya başladı. Biz de bunların çekilebileceği evlerin bulunduğu tarihi bir semtte yaşıyoruz.
Dizi çekmek için köşk kiralayan film şirketlerinde neredeyse yüzde 100’lük bir artış var. Buradaki evlerin fiyatları da diziler sayesinde arttı. Satılık bir köşk 500 bin dolardan 4 milyon dolara kadar çıkıyor.
Genellikle köşklerin sahipleri eski Beylerbeyi sakinleri, 20-30 yıldır burada yaşayan insanlar. Bu, Kuzguncuk ve Çengelköy için de geçerli. İnsanlar sadece bu iş için evinin dekorasyonunu bile değiştiriyor.

“Gırgıriye” de burada çekilmişti
Beylerbeyi’ndeki köşk turistlerin akınına uğruyor
İzzet Tuzcuoğlu köşkünü 26 yıldır dizilere kiralıyor. Burada şu sıralar “Yaprak Dökümü” çekiliyor. Tuzcuoğlu bu evde 1967’den beri oturduğunu anlatıyor: “Rizeliyim. Bu nedenle evim ‘Lazın Köşkü’ olarak bilinir. Bugüne kadar burada onlarca dizi çekildi. Sayısını bilmiyorum. İlk başladığımda özel kanalların hiçbiri yoktu. Beni bu işe Osman Seden bulaştırdı.”
Çaykur’dan emekli olan Tuzcuoğlu “Gece vardiyasında çalışırdım. Sabah saat 6’da eve gelir, ekibe kapıyı açardım. Akşama kadar onlarla çalışırdım” diyor büyük bir gururla. Perran Kutman, Müjdat Gezen, Adile Naşit, Kemal Sunal, Münir Özkul, Yılmaz Erdoğan, Kartal Tibet onun evine girip çıkan sanatçılardan birkaçı.
Tuzcuoğlu’nun söylediklerine göre Lazın Köşkü yerli yabancı turistlerin de akınına uğruyor. Azerbaycan, Kanada, İran, Irak, Hollanda, Belçika, Yunanistan, Almanya, Kıbrıs gibi ülkelerden pek çok insan köşkü görmeye geliyor.


kaynak: milliyet.com.tr
_________________

"My love is as deep and as endless as the Sea"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:45

Dizi izlemeyi özledik!
Sonbaharla birlikte gelen yeni sezonda hem yepyeni diziler başladı hem de geçen sezon soluk soluğa izlediğimiz diziler yepyeni yüzleriyle bizi karşıladı.

Hepsini olmasa da en az birini herkesin takip ettiği dizileri bir kez daha hatırlayalım mı?

YAPRAK DÖKÜMÜ
Bütün hayatını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz ahlak vermeye adayan Ali Rıza Bey, bir haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul’da üniversiteyi kazanınca, ailece İstanbul’a yerleşmeye karar verirler.

Aileden kalma eski evin tadilatı, Leyla’nın üniversiteye hazırlık kursu, Necla ve Ayşe’nin okul masrafları derken Ali Rıza Bey'in emekli ikramiyesi erimeye başlar. Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de ilkelerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder.

Şartlar artık daha zor olduğu için, Hayriye Hanım bu kararını desteklemez ve evde huzursuzluklar başlar. Askerden dönen Şevket bir bankada çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey’in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü evli bir kadın olan Ferhunde'ye kaptırınca aile iki gruba ayrılır;Fikret ve Ali Rıza Bey bu izdivaca şiddetle karşıdırlar ama Leyla,Necla ve Hayriye Hanım bu durumda sakınca görmezler ve evliliği gerçekleştirirler.

DUDAKTAN KALBE
[b]


[b]Çektiği aşk acısı nedeniyle tekrar aşık olmayacağını, aşkın bir daha dudaktan kalbe inmeyeceğini felsefe edinmiş bir gencin öyküsü. Kenan gençliğini mutsuz geçirmiş bir çocuktur. Babası olmadığı için dayısı tarafından büyütülmüş ve büyütülüşünde bir disiplin hakim olmuştur hep...

Ancak daha sonra annesinin dükkanını satarak Avrupa'ya müzik eğitimi almaya gitmiş ve çok başarılı bir kemancı olmuştur. Lamia kimsesiz bir çocuktur. Kenan'ı daha görmeden müziğine aşık olmuştur. Kenan dayısının ısrarlarına dayanamayıp Türkiye'ye gelir ve bir şekilde Lamia'yla tanışırlar. Başlarda Lamia ya çocuk gözüyle bakan ve hatta surantındaki çillerden dolayı ona 'kınalı yapıncak' adını koyan Kenan daha sonra küçük Lamia ya aşık olur. Lamia onun aşkına inanmaz ve bu bir imkansız aşk haline gelir. Lamia Kenan'dan hamile kalır ve başka biriyle evlilik kararı alır bunu duyan Kenan intihar eder.

AŞK-I MEMNU
Firdevs Hanım Melih Bey takımı diye nitelendirilen bir ailedendir. Evlenir. İki kızı olur. Ahlaksız davranışlarından dolayı bir gün kocası kriz geçirerek ölür. Firdevs Hanımın kızları Bihter ve Peyker’dir. Kızları zamanla büyür ve Peyker evlenir. Firdevs Hanım ve kızları güzel görünmeye çok önem verirler. Firdevs Hanım, Adnan Bey ile evlenmek istemektedir. Adnan Bey o dönemdeki zenginlerdendir. Ama Adnan Bey Bihter’i ister. Firdevs Hanım bu evliliğe başta karşı çıkar ama sonra kabul etmek zorunda kalır. Adnan Bey’in Nihal ve Bülent adında iki çocuğu vardır. Nihal 12,Bülent yaklaşık 6 yaşındadır. Adnan Bey Bülent küçük iken karısını kaybetmiş. Nihal önce bu evliliğe soğuk bakar. Ama Bihter ile tanışınca onun içi ısınır. Bihter bu evlilikten iki yıl içinde sıkılır. Çünkü Adnan Bey ile aralarındaki yaş farkı büyüktür ve Bihter ona âşık olmadığını hisseder. Zamanla Behlül ile aralarında yasak bir ilişki başlar. Behlül Adnan Bey’in yiyenidir ve onlarla aynı evde kalmaktadır. Bihter gece herkes uyuduktan sonra Behlül’ün odasına girmektedir. Nihal zamanla Bihter’den nefret etmeye başlar. Çünkü Nihal’ın sevdiği hizmetçiler ve uşaklar evden ayrılmaktadırlar ve ona göre bunu Bihter sebep olmuştur. Son olarak Nihal’a annelik yapan mürebbiyesi Meille De Courton da gönderilir. Nihal’ın artık kimsesi kalmamıştır. Babasını eskiden çok sevmesine karşı, şimdi ona karşı bir nefret oluşmuştur. Firdevs Hanım kızlarından nefret etmektedir. Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır. Firdevs Hanım yaşlanmıştır ve hastalığını bahane ederek Adnan Beylerde kalmaya başlar. Bir süre sonra Bihter ile Behlül arasında bir şey olduğunu fark eder. Bihter’den intikam almak için Behlül ile Nihal’ı evlendirmeyi planlar. Nihal artık18 yaşındadır. Nihal ve Behlül bu fikre önce şaka diye aldırmazlar ama zamanla iş ciddileşir. Nihal ve Behlül birbirine âşık olur. Bihter bu duruma çıldırır. Behlül ile aralarında geçen her şeyi itiraf eder. Nihal şok geçirir ve çok hastalanır. Adnan Bey de aynı şoka uğramıştır. Bihter bu itiraftan sonra kedini öldürür. Behlül de evden kaçar. Baba ile kız bu olanları kısa sürede atlatır. Eski mutlu günlerine dönerler. Birlikte hiç kimseyi ve hiçbir şeyi düşünmeden mutlu bir tebessümle hayatlarına devam ederler.


AVRUPA YAKASI


Nişantaşı'nda, elit bir kesimin içinde yaşayan ailenin içinde bulunduğu durumları anlatan dizidir. Durum komedisidir. Dizi aynı zamanda "eleştiri komedisi" olma özelliğini de taşımaktadır. Toplumdan diziye yansıtılmış uç karakterler ve absürtlüklere dikkat çekilmiştir.


DOKTORLAR


İlk bakışta gayet sıradan gözüken ve içimizden birini izliyormuşuz gibi hissettiren genç doktor Ela ve onunla aynı zamanda , Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesi. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli , bir o kadar sıradışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız.Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır.Hastaneye gelen her hasta , kurtarılan ya da doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir.Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu ... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi ... Gururumuzun , kıskançlığımızın , öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızla kaybettiklerimizin değerini.Elbette aşkla beraber !

Bu dizi ; Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı , paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır !

Ve en önemlisi ; Bu genç cerrahlar bize biz olduğumuzu bir kez daha r hatırlatacaktır.


ELVEDA RUMELİ


Ramiz, Makedonya'nın Pürsıçan kasabasında karısı ve 5 kızıyla yaşayan bir sütçüdür. Siyasi olaylardan uzak bir kasabadır Pürsıçan.

Fakat,birgün kasabaya bir kaymakam atanır. Bu esrarengiz adam, Meşrutiyeti getirmeye çalışan İttihatçılardan sadece biridir.

Bir ramazan akşamında İstanbul'da İttihatçıların toplantısı basılır. Tıbbiyeli Mustafa kaçarken,diğer dört kişi ölürler. Tıbbiyeli Mustafa arkadaşı Muzaffer'i bulur. Muzaffer, ona Pürsıçan'a gitmesini söyler ve orada kaymakam olarak görev yapan Muzaffer'in yakın arkadaşı Dilaver'i bulur. Dilaver ise, Ramiz'i ikna edip evinde saklanmasını sağlar ve olaylar gelişir.


GECE SESLERİ


Farklı kültürlerde yaşayan, ayrı dünyaların insanları her şeye rağmen aşka sığınırlar. Köklü bir ailenin yıllardır içinde sakladığı sırlar yeni bir evliliğin ardından sarsıcı bir şekilde ortaya çıkmaya başlar. Düğümler çözüldükçe sırların ardına sığınan kabul edilmesi zor gerçeklerle yüzleşilir, yıllardır korunan güçler ve dengeler bozulmaya yüz tutar. Yine de modern ve geleneksel dünyanın insanlarını aşk bir araya getirir.

Gece Sesleri, modern ve geleneksel dünyanın insanlarının bir arada yaşadıkları aşk, kıskançlık, nefret, intikam hallerini ekranlara yansıtıyor.


KAVAK YELLERİ



Kavak Yelleri, başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor.

Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz, Aslı, Efe ve Mine herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak.

Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine.

Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek.

Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.


KURTLAR VADİSİ - PUSU


Kurtlar Vadisi – Pusu” işadamı Çağrı Toros’a yapılan suikastla başlıyor. Olayı bir terör örgütü üstlenmiş ve eylemin tetikçileri yakalanmıştır.

Ancak Polat Alemdar, suikastın arkasında açıklananlardan başka nedenler ve güçler olduğuna inanmaktadır. Öncekiler gibi bu davanın da gerçek failler bulunmadan kapanmamasını ister. Artık faili meçhuller, sebep ve sonuçlarıyla, çağın en önemli silahı olan “para” üzerinden takip edilecektir.

Adım adım delillere ulaşmaya başlayan Polat, Toros Ailesi’yle doğrudan temas kurmaya çalışır. Benzer eylemlerde uygulanan stratejilerin tekrarlanacağı beklenirken, kötü bir sürprizle karşılaşılır.

Polat’ın ekibi “Pusu”ya düşürülmüştür…


KÜÇÜK KADINLAR


Hayat geçmek zorunda olduğumuz sınavlarla doludur. Bu sınavlar kimilerine “kolay” gelir… Sorunların çözümlerini bulmakta zorluk çekmezler… Adeta sorun çözümüyle birlikte gelir… Bunlar şanslı insanlardır. Bir de hayatları boyunca zor sınavları geçmek zorunda olanlar vardır. Onlar bir çok zorluğa göğüs germek, sırtlarına binen ağır yükleri biraz olsun hafifletmek için hayatları boyunca debelenip dururlar. Bunlar da şanssız insanlardır. Ama bu şanssız insanlar hayata daha bağlıdır… Daha bir tadını çıkartırlar mutlu günlerin. Çünkü mücadele bağlılığı, emek sevgiyi, baş etme gücünün farkında olmak da vefayı getirir. Bütün bu zor sınavlarda elimizi tutan, bize destek veren, hatta gerektiğinde bütün sorumluluğu yüklenen iyilik melekleri vardır etrafımızda… Yeryüzündeki meleklerimiz… Annemiz ve babamız… Hayatlarını , çocuklarının mutluluğuna vakfedenler... Hikayemiz yeryüzündeki iyilik meleklerini kaybettikten sonra birbirine kenetlenmiş beş kız kardeşin hikayesidir…

En büyüğü yirmi, en küçüğü altı yaşında olan beş kız kardeş… Anne babaları bu dünyadan göçüp gittikten sonra karşılaşacakları bütün sınavlarda el ele veren , birbirlerine kızsalar da küsseler de , bağırıp çağırsalar da karşılarına çıkan en zor sınavda bile tek bir yürek olan… Birbirlerinden farklı beş kız kardeş… Kardeşlerine hem anne hem baba olan, hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) - nam-ı diğer Armi - , okul derdiyle , sivilceleriyle , üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6).

Anne babalarının bekçilik yaptığı köşkte kendilerine ayrılmış bölümde, her gün doğumunda, umutla, sevgiyle, ayakta kalma azmiyle güne “merhaba” diyecekler. Ne olursa olsun , pes etmeyecekler. Birbirleri için direnecekler. Başlarına gelecek her felaket onlara bir şeyler öğretecek. Daha güzel günler için hırslanacaklar , güçlenecekler…

Onlar Küçük Kadınlar. Onlar ne pahasına olursa olsun düşmemek için hayatla elele mücadele edecek , hep birlikte “büyüyecekler.”


SON AĞA


Yedi kuşaktan beri Kapadokya bölgesinde şaşalı bir hayat süren Bağcıoğlu sülalesinin son temsilcisi, Son Ağası Salim Ağanın kaderi abisinin zamansız ölümü ile bir anda sekteye uğrar. Yengesi üç erkek evlatla dul kalınca, anası Halise oğlu Salim ile gelini Hacer’in evlenmesini uygun bulur. Bu sayede hem Hacer’i, hem çocukları kanatları altında tutacaklarına inanır Halise nene!

Bu evlilik yıllar yılı kâğıt üzerinde devam eder. Gün gelir çocuklar büyür, mecburiyetler ortadan kalkar ve Hacer ile Salim Ağa güle oynaya boşanırlar! Salim Ağa artık özgür bir erkektir ama orta yaşına da merdiven dayamıştır.

Tek bir hedefi vardır, âşık olacağı kızı tez vakitte bulmak ve onunla evlenip çoluk çocuğa karışmak!

Bu dileği hemen yerine geliverir! Rüyalarını süsleyen Gülümser’i görür görmez âşık olur Son Ağamız! Ama baltayı taşa vurmuştur! Gülümser, Salim Ağa’nın ailesinin nesillerdir rakibi olan, bin bir türlü husumet yaşadıkları Çıkrıkçıoğlu ailesinin kızıdır! Yıllar sonra baba evine, nişanlısı ile birlikte dönmüştür kız! Salim Ağa aşkının peşinden koşmaya kararlı ama Gülümser’e kavuşması Ferhat’ın Şirin’e kavuşmasından daha da zor! Bir yanda yeğenlerinin bitmek tükenmek bilmez sorunları; öte yanda Çıkrıkçıoğlu ailesinin araya koyduğu engeller! Bunlar da yetmezmiş gibi, Salim Ağanın ekonomik gücüde giderek zayıflamaktadır. Borçlar, harçlar kapılarında dağ olmuştur. Salim Ağa ile Gülümser bütün bu imkânsızlıkların ortasında aşklarını yaşamaya çalışırken, etraflarındakiler de onları birbirlerinden ayırmak için yapmadıklarını bırakmazlar.


Kaynak:televizyongazetesi.com
_________________

"My love is as deep and as endless as the Sea"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:45

Müjde Ar: Klasik romanlar dizilere kurban ediliyor

BÜNYAMİN KÖSELİ
Edebiyat klasiklerinin dizi olarak günümüze uyarlanmasına Selim İleri, "Günümüzün aylak okuryazarı, seyrettim, bir daha niye okuyayım diyor." siteminde bulundu. Ertesi gün Mehmet Barlas, İleri'ye destek vererek bu durumun adını koydu: “Kitapsız edebiyat. Peki oyuncu ve yönetmenler bu duruma ne diyor?”


--------------------------------------------------------------------------------


‘Diziler, kitap okumayı engelliyor’ tartışması...


Aşk-ı Memnu, Gurbet Kuşları, Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Gece Sesleri… Özünden uzaklaştırılarak romandan televizyona uyarlanan bu diziler edebiyat çevrelerini rahatsız etmeye başladı. Edebiyatçılar, yılların eskitemediği romanların dizilerle birlikte ruhlarını yitirdiklerini düşünüyor. Geçen hafta Selim İleri, "Klasiklerimizin doğru dürüst okunmadan televizyonda, sinemada, tiyatroda tuhaf kılıklar edinmesi, saklamak istemiyorum, bana ürkütücü geliyor. Çünkü günümüzün aylak okuryazarı, seyrettim, bir daha niye okuyayım diyor, geçip gidiyor." şeklindeki sözleriyle bu furyadan pek memnun olmadığını söyledi. Edebi eserlerin dizilere aktarılmasını garipsemediğini, sanatın özgünlük alanının olabildiğince geniş tutulması gerektiğini söyleyen İleri, bu noktada izlenilen yöntemin çok önemli olduğunun altını çizdi. Ertesi günkü yazısında İleri'nin yazısına atıfta bulunan Mehmet Barlas, "Hiç okumadan sadece dizi izleyerek kültür oluşabilir mi?" diye sordu. ‘Kitapsız edebiyat’ adını verdiği bu durumdan pek de memnun değildi usta yazar. Biz de köşelerde kalan bu tartışmayı daha doğrusu İleri ve Barlas'ın kaygılarını yönetmenlere, senaristlere, yazarlara ve oyunculara sorduk…


***


‘Dizi pazarında 'roman' satılıyor!’


Kenan Kalav: “Bu durum, dizi sektörünün son yıllardaki modası. Dizi sektörü çok büyük bir pazar haline geldi. Bu pazarda satılanlar da maalesef ünlü romanlar oluyor. Biz Çalıkuşu'nu tam kararında bitirmiştik. Dizinin tadı insanların damağında kalmıştı tabiri caizse. Ama bugün öyle mi? Reytingler yükseldikçe bölüm sayısı uzadıkça uzuyor. Olan da aşk, tutku ve ıstırapla yazılmış romanlara oluyor. Ben bu dizileri mümkün olduğunca seyretmemeye çalışıyorum.”


‘Bu şartlarda dizi çekilemez’

Halit Refiğ: “Ben yıllar önce çektiğim Aşk-ı Memnu filminde romanın özüne sadık kalmaya çalıştım. Bugünkü durum özel televizyonculuğun şartları göz önünde bulundurularak değerlendirilmeli. Diziyi merakla izliyorum. Bana göre bir dizi izleyiciler tarafından beğenilmişse başarı sağlanmış demektir. Her hafta bir buçuk saatlik bir bölümü hazırlamak çok zor olsa gerek. Bir film, vakti zamanında asgari üç ayımızı alırdı. Bu süre şimdi bir haftaya indi. Bu çok zor bir durum. Bu şartlarda kesinlikle dizi çekmezdim.”



‘Dizi sektörü kendine çekidüzen versin’


Müjde Ar: “Ben bu duruma edebiyatçı gözüyle bakınca onlara katılıyorum. Bana göre televizyon çok tehlikeli bir oyuncak. Her şeyi eğip bükebiliyor. Maalesef romanlar da buna kurban gidebiliyor. Ben yeni Aşk-ı Memnu'yu seyretmiyorum. İlk bölümünü seyrettim ve notu verdim. Oyuncular samimiyetle işlerini yapıyor, ama sistem yanlış olduğu için ortaya konan ürün sırıtıyor. Bence dizi sektörü her anlamda kendine çekidüzen vermeli; çünkü her geçen gün kan kaybediyor.”


‘Öğrencilerim, "Seyrettik hocam, niçin okuyalım?" diyor’


Doç. Dr. Handan İnci: “Romanlardan uyarlanarak televizyona aktarılan bu dizileri izlemiyorum ve öğrencilerime de tavsiye etmiyorum. Merak ettiğim için Aşk-ı Memnu'yu izledim ama beş dakika bile dayanamadım. Öğrencilerime soruyorum Aşk-ı Memnu'yu okudunuz mu, diye. “Seyrettik hocam” yanıtını alıyorum yani okumanın önüne geçmiş dizi. Öğrencilerin merak duygusu da ölüyor. Çünkü bu eserler merak edildiği için okunuyor.”


Romanların ‘ruhu’ kayboluyor


Aydan Şener: “Biz Çalıkuşu’nu yedi bölüm olarak çekmiştik. Şimdiki diziler ise yüzlerce bölüm olarak çekiliyor. Bu da romanların ruhunun kaybolmasına neden oluyor. Ana romandan uzaklaşılıyor. Senaryo artık romanın dışında gelişmeye başlıyor. Çünkü eklemeler ve çıkarmalar yapılıyor. Romandan bağımsız yeni hikâyeler senaryoya ekleniyor. Bölümler uzadıkça eserlerin de kimyası bozuluyor ve ruh kalmıyor. Yıllar önce benim başrolünde oynadığım Çalıkuşu, en az elli sene daha çekilemez. Çünkü dizi benimle özdeşleşti. Başarılı diziler de yok değil. Mesela Yaprak Dökümü'nü başarılı buluyorum.”


‘Senaristler kolaycılığa kaçıyor’


Senarist Nilgün Öneş: “Uyarlamalar dünyanın her yerinde yapılıyor. Ama bu film ya da diziler edebiyatçıları her zaman hayal kırıklığına uğrattı. Bazı romanların televizyona aktarılmaya müsait olması senaristleri kolaycılığa itiyor. Hiçbir romanı bir yıl boyunca diziye aktaramazsınız. Çünkü bölümler uzadıkça eser özünü yitirir. Eklemeler ve çıkarmalar eseri bambaşka bir kalıba sokuyor. Bunun en büyük sorumlusu televizyon kanalları. Biraz seçici davransalar, her şeyi reyting olarak görmeseler sorun kaybolacak. Bir kere her hafta doksan dakikalık bir senaryo yazmak mümkün değil. Bunu sorgulamak gerekir.”
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:46

Ve Deniz Türkali

Show TV'deki Dudaktan Kalbe dizisinde artık Deniz Türkali de var, Cavidan'ın halası rolüyle. Deniz, yedi göbek sanatçı, elini neye atsa başarıyor. Babası, yazar Vedat Türkali, merhum eşi yönetmen Atıf Yılmaz, kardeşi senarist Barış Pirhasan, kızı şarkıcı Zeynep Casalini... Deniz Türkali, sinema ve tiyatro oyuncusu, müzikal yıldızı, protest müziğin iyi bir ismi... Bence Türkali, Dudaktan Kalbe'ye enerji katıyor.

TUNA SERİM
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:46

KENAN LAMİA'YA AŞKINI SÖYLEYECEK Mİ?



’Dudaktan Kalbe’ dizisini izleyenlerin merakla bekledikleri ’itiraf’ sahnesi yakında ekrana gelecek. Sonunda Kenan, Lamia’ya olan aşkını dile getirecek.





’Dudaktan Kalbe’nin Hüseyin Kenan’ı Burak Hakkı, Habertürk’te Saba Tümer’in programına konuk oldu.

Dizide ünlü bir müzik adamını canlandıran Burak Hakkı, birçok kadını ekran başında ağlatan diziyle ilgili olarak bir müjde verdi. Dizinin devam bölümlerinde Kenan’ın sonunda Lamia’ya olan aşkını itiraf edeceğini söyleyen Burak Hakkı, “Lamia’nın yüzü yakında gülecek” dedi ve ekledi "Yakında Kenan Lamia’ya aşkını söyleyecek...”

Tam bir kadın dayanışması

Bu arada Andaç Haznedaroğlu’nun yönettiği ’Dudaktan Kalbe’nin ekibinin çoğunlukla kadınlardan oluştuğunu söyleyen Burak Hakkı, “ Çok kadınla çalışmak zor ama keyifli. Kadınlar daha detaycılar. Özellikle yönetmenimiz daha incelikli oyun istiyor. Oyunculukla ilgili teknik konularda daha farklı istekleri oluyor bizde onları uygulamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Dizinin başarısını ekibin büyük çoğunluğunun kadın olmasına bağlayan Burak Hakkı, “Kadın ağırlıklı bir yapım. Yönetmenimiz kadın, reji ekibi kadın, sanat grubu, kostüm ekibi, senarist genelde kadın ağırlıklı bir yapım. O yüzden çok da iyi yazıyorlar, iyi yazdıklarına inanıyorum ben. Kadınlar daha narin ve daha detaycıdır,o tür şifreler çok fazla var dizide. O yüzden kadınların çok fazla hoşuna giden bir iş. Her zaman kadınlar bir an önce kavuşsunlar istiyor.” diyor
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:46

DUDAKTAN KALBE DİZİ MÜZİKLERİ ÇOK YAKINDA EMI ETİKETİ İLE MÜZİK MARKETLERDE - Ekim 2008

Yayınlandığı ilk günden itibaren izleyicileri ekran başına kilitleyen,reyting sıralamalrında üst sıralardan inmeyen, Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz eserinden uyarlanan "Dudaktan Kalbe" şimdi de dizi müzikleriyle tüm müzikseverler ve izleyiciler için geliyor. Toygar Işıklı'nın müziklerini yaptığı bu önemli çalışma 7'den 70'e tüm müzkseverlerin beğeniyle dinleyecekleri bir çalışma. Sakın kaçırmayın!





Albumdeki sarkilar

01. Gecenin Hüznü
02. Kınalı Yapıncak
03. Babam
04. Masumiyet
05. Çok Geç
06. Çığlık
07. Mesafe
08. Gecenin Hüznü( jenerik versiyon)
09. Sardunyalar
10. Bekleyiş
11. Saklı Aşk
12. Kırılgan
13. Fırtına Öncesi
14. Kalbimdeki Sancı
15. Zaman Geçmez
16. Veda
17. Paramparça
18. Geçmişin İzleri
19. Gecenin Hüznü (kısa versiyon)
20. Tedirgin
21. Ölüm
22. Yine Yalnız
23. Annem
24. Su Gibi Durgun
25. Sessiz
26. Bulutların Üzerinde
27. Siyah Yıldızlar
28. Karanlık
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:47

Bu kadar faciayı tek kişi mi planlıyor, çok kişi mi?

Benim merak ettiğim husus şu:

Dudaktan Kalbe’nin salı akşamı yayınlanan bölümünde izlediğimiz akıl almaz felaketler, tek bir kişinin yaratıcılığından mı çıktı acaba, bir ekip işi miydi yoksa?

Bir ekip işiyse anlaşılabilir tabii, dizinin yazarları birbirlerinden habersiz birer ikişer felaketler yazdılar belki; tam da bu bölümün yazıldığı ve çekileceği hafta yazarların oturduğu bölgede internet bağlantıları kesilmiş olabilir mesela; aksilik bu ya, senaristlerin cep telefonları da, bir önceki bölüm çekilirken Hüseyin Kenan’ın Prenses Cavidan’la yaşadığı malikânenin havuzuna düşmüştür belki. Nihayetinde bütün bağlantıları koptuğu için yazma aşamasında birbirleriyle irtibat kuramamış olabilirler ve her yazar mecburiyetten kendi kafasına göre takılmıştır.

Yapım ekibi, çekim için bir araya gelip de ellerindeki senaryo parçalarını ortaya dökünce, artık çok geç kalınmıştır. O bölümü yeniden yazacak vakit yoktur tabiatıyla. Bu yüzden de yönetmen, hepsinin yazdıklarını peş peşe çekmek zorunda kalmıştır, ne yapsın başka?

Onun işi de kolay değil hani, gece gündüz mıymıntı ama gururlu Lamia ve gururdan etrafını görmeyen kolalı Hüseyin Kenan’ın gıygıylarıyla yaşamak kolay mı?

Değildir!

Bu yüzden de Salı akşamı beraberce, lunaparklardaki korku tünellerinde olduğu gibi.. hızla, art arda geçtik felaketlerin içinden. Kimi değdi, kimi değmedi, ama bu kadar felaket, bir felaketti doğrusu.

Bir de şu var tabii beni düşündüren!

Bu son bölümdeki felaketler silsilesi, ya bağımsız –ve kazara birbirleriyle iletişimsiz kalmış- yazarlardan oluşan bir ekibin işi değil de, tek bir kişinin muhayyilesinden çıktıysa?

Bu daha da büyük bir felaket değil mi?

Ve Allah saklasın, o zaman önümüzdeki haftalarda daha daha büyük felaketleri izlemek zorunda kalabileceğimizi göstermez mi bu?

Fakat metin olun ve bekleyin!

Bakarsınız, Lamia iyi halden tahliye olur bir hafta içinde (olur olur, her şey olabilir). Hain emeller besleyen Cavidan’dan çekip alır yavrucuğu Melek’i.

Ama bu arada, Melek’i doğuramadığı çocuğu sayan Cavidan, bebeği kaptıracağını anlayınca, daha da şeytanlaşır, derken hafiften sıyırmaya başlar kafayı. Kenan boş durur mu? O da Cavidan’ın bu soğuk ve delimserek hallerinden ve çocuğa sahip çıkma buhranlarından iğrenir, o kadar ki, Melek’i kaptığı gibi hapishane kapısında, büyük aşkı kavruk Lamia’yı bekler gözyaşları içinde.

Derken kapıda, elinde küçük ve eski tahta bavuluyla (burada prodüksiyona iş düşüyor, bu zamanda tahta bavul bulmak kolay değil ya) Lamia belirir; Kenan’ı ve kucağında anne anne diye çığıran Melek’i (Melek henüz birkaç aylık ama felaketler onu da olgunlaştırdı, erken konuştu bebecik) görünce sevinçten ve mutluluktan düşer bayılır.

Gözlerini hastanede açar Lamiacık, meğer beyninde tümör yok muymuş?

Yok yavu, yokmuş yokmuş! Bütün bunları ben uydurdum ama ister misiniz doğru çıksın? (İçimde bir kuşku da yok değil hani!)

Arzumuz, hapishane kapısındaki karşılaşmanın üstünde mutlu son yazsın.

Onlar da mutlu olsun, biz de olalım.

Ohh!

Taraf Gazetesi / Telesiyej - 18.10.2008
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:47

Uzmanlar Haklıymış..
Diziler Kötü Örnek


Türk televizyonlarındaki dizi furyası sonunda toplumdaki birçok dengenin bozulmasını sağladı.Geçtiğimiz haftalarda açıklanan bir araştırma sonucu;medyada birçok kişiyi rahatsız etti.Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'ya bağlı Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmanın sonucunda;birçok popüler dizideki karakter ''toplum ahlakına aykırı'' bulundu.

Bu araştırmanın sonucuna göre 2005 yılında 21 olan bakirelik yaşı 2008 yılında 17'ye kadar indi.Uzmanlara göre;aradan geçen 3 yılda genç kızların cinsellikle tanışma yaşının düşmesinde televizyonun etkilerinden bahsetmemek ise imkansız.Özellikle gençleri hedef alan dizilerde,genç kızların cinselliği özgürce yaşamasının,özendirici bir nitelik taşıdığını vurgulayan bu konuda örneklerde veriliyor..

Annem,Dudaktan Kalbe,Yaprak Dökümü,Yol Arkadaşım ve Kavak Yelleri örnek verilmiş ben sadece Kavak Yelleri'yle ilgili kısmı yazıyorum..

Cinsel Unsurlar Mevcut

'Kavak Yelleri' gibi bütün başrol oyuncularının gençlerden oluştuğu dizilerde,inandırıcılığı artırmak amacıyla senaryoya eklenen cinsellik sahneleri,genç yaştaki üniversite öğrencilerinin kararlarını doğrudan etkiliyor.

Dört genç arasındaki ilişkileri konu alan 'Kavak Yelleri',Deniz ve Mine aşkıyla başladı.Ardından Deniz ve Aslı ilişkisiyle sürdü.Ancak Deniz,Aslı'yı Mine ile aldattı.Aslı,Efe ile birlikte olurken Mine de hala Deniz'i seviyor..

Uzmanlara göre; Amerika'da yayınlanan gençlik dizileri ile paralellik gösteren yerli yapımlarda cinselliğin ön plana çıkarılması kaçınılmaz bir durum.Amerikan ve Türk toplumlarındaki aile yapılarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten uzmanlar,genç kızlarımıza kötü örnek teşkil edebilicek unsurların önüne geçilmesi konusunda da uyarıyor.Televizyonun toplumdaki en önemli bilgi aktarım kaynağı olduğunu belirten uzmanlar; her hatalı adımın toplumsal dengeyi tehdit edebilecek durumlar oluşturduğunu vurguluyor.

Takvim Gazetesi-Saklambaç Eki..
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:47

Gaf kürsüsü
Okurumuz Leyla A. Cıncık'ın tespiti: Dudaktan Kalbe'de DNA testi için Lamia'nın imzaladığı evrakta soyadı "Yılmaz" idi. Son bölümde bebeğin kimlik değişimi için dilekçeyi imzalarken soyadı "Sönmez" oldu. Lamia, çilelerden "yılmayan" Lamia mı? Yoksa çektiklerine rağmen yaşama ışığı hiç "sönmeyen" Lamia mı?

Yüksel Aytuğ/Sabah
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:47

Gaf Kürsüsü
Dudaktan Kalbe dizisinde henüz yürüyemeyen minik bebek Melek nasıl olup da çamaşır suyu içerek zehirlendi? Bu soru kimsenin aklına gelmedi mi? Bu muammanın çözülmesini dört gözle bekliyorum!

Yüksel Aytuğ/Sabah
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:48

Melek bebeğin kaderi

Geçenlerde bizim köşede Dudaktan Kalbe dizisindeki Melek bebeğin durumundan söz etmiş, küçücük bebeciğin nasıl olup da çamaşır suyu içebildiğini sorgulamıştım. Dizinin senaristi Ece Yörenç ile karşılaştım ve şaşırtıcı olayı onun ağzından öğrendim. Meğer dizide Melek'i canlandıran o minicik oyuncu, evinde gerçekten de çamaşır suyu içip, hastanelik olmuş. Emekleyerek gitmiş, leğendeki çamaşır suyunu içivermiş. İki hafta önce ekrana gelen minik Melek'in hastane görüntüleri de sahiciymiş!.. Ece Yörenç, "çaresizlikten" dizi senaryosunda değişiklik yaptıklarını, çamaşır suyu içme vakasını "aynen" dizide kullandıklarını söyledi. arada Ay Yapım'ın bir başka dizisi olan Aşk-ı Memnu'da Bihter'in çikolata yerken reklam yaptığını yazmıştım ya, Yörenç o konuya da açıklık getirdi. "reklam" için o firmaya fatura kesildiğini ve RTÜK payının da ödendiğini söyledi. Tamam, buna bir itirazım yok. Beni rahatsız eden, izleyicinin ekranda hiç bir ibare yer almaksızın "reklam bombardımanına" hedef olması. Reklamı "gizli" yapıp, parasını "resmi" ödemek seyirci açısından her şeyi yasal kılmıyor ki...
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:48

DUDAKTAN KALBE DİZİSİNİN MİNİK YILDIZI ÖLÜMDEN DÖNÜNCE SENARYO DA DEĞİŞTİ.

3/1/2009 11:29

Günaydın'ın haberine göre dizide Melek Bebek'i canlandıran küçük oyuncu, dizinin yeni bölümünün çekimlerinden kısa bir süre önce emekleyerek banyoya gitti. Annesinin bir anlık dalgınlığından yararlanan minik yıldız çamaşır suyu içti. Bir süre sonra fenalaşınca da apar topar hastaneye kaldırıldı. Doktorlar bebeğe müdahale ederken dizi çekimlerinin de devam etmesi gerektiğinden senaryoya hemen bu tatsız olay da eklendi. Dizinin hastane sahneleri de Melek Bebek tedavi edilirken çekildi. Böylece gerçek hayatta herkesi ağlatan o anlar TV ekranlarına da yansıdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:48

Sarıyer'de çekilen diziler''Dudaktan Kalbe ''Saip Paşa Yalısı'nda, Binbir Gece” Afif Paşa Yalısı’nda çekiliyor...24 09 2008 15:21



Yeniköy’deki Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı ise bu sıralar “Binbir Gece”nin (Kanal D) çekimlerine ev sahipliği yapıyor. TMSF’nin el koyduğu ve Şehrazat (Bergüzar Korel) ile Onur’un (Halit Ergenç) oturacağı bu yalıya her ay 30 bin YTL ödeneceği basında yer almıştı.

Sarıyer hattında “Dudaktan Kalbe”nin (Show TV) çekimleri dikkat çekiyor. Sariyer’deki tarihi yalının önünde sadece çekim ekibi değil; çeşitli şehirlerden gelen, belki bir “ünlüyle” karşılaşırım diye yalının önünde fotoğraf çekmek için saatlerce bekleyen, sevdikleri oyuncuyu göremeyince de yalının fotoğrafını çekmekle yetinip oradan ayrılanlar da var. Sarıyer’de çekilen başka bir dizi de “Aşk-ı Memnu” (Kanal D). Bu dizinin çekimleri Rahmi Koç’a ait bir villada yapılıyor. Yani İstanbul’un Boğaz şeridi bu sıralar koca bir sete dönüşmüş durumda...

İstanbul’un Boğaz hattında yalı ve köşk kiralamak isteyen dizi yapımcılarının sayısı her geçen gün artıyor. Retürk Alize Acentesi’nden emlakçı Ayşem Dalman ise Beylerbeyi hattındaki hemen hemen bütün yalı ve köşklerden sorumlu. Yani dizi için köşk kiralamak isteyen yapımcıların neredeyse hepsi ona başvuruyor. Dalman “Köşk kiralamanın aylık bedeli 15 bin YTL’den başlıyor. Şu sıralar 25 bin, hatta 35 bin YTL’ye bile çıkmış durumda. İnsanlar sürekli bana gelip ‘Benim evimi de dizilere kirala’ diyor. Beylerbeyi halkı bu işe soyundu. Günlüğüne 1000 YTL’ye razı olanlar bile var.

“Binbir Gece”nin kahramanları Şehrazat ile Onur artık bu yalıda oturacak

Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı (“Binbir Gece”)

Ferik Ahmet Afif Paşa Yalısı 95 yaşında. İstinye-Yeniköy yolu üzerinde. İlk sahibi Koca Reşit Paşa’nın kızı Ferendiz Hanım. Yalıya adını veren ikinci sahibi ise Refia Sultan’ın kocası Ferik Ahmet Afif Paşa. Afif Paşa yalıyı yıktırarak mimar Alexandre Valluary’ye bugünkü binayı yaptırınca yalı onun adıyla anılmaya başladı. Sonraki sahiplerinin elinde harabeye dönen yalıyı 1986’da Kemal Uzan aldı. Ciddi bir restorasyon geçirdi. TMSF yalıya dört yıl önce el koydu. Yalı “Binbir Gece” dizisinde Onur ile Şehrazat’ın evi olarak kullanılacak. Bunun için TMSF’ye her ay 30 bin YTL ödeneceği söyleniyor. 21 odası ve dört seyir kulesi var.

Lazın Köşkü (“Yaprak Dökümü”)

İzzet Tuzcuoğlu evini 1982’den beri dizilere kiralıyor. “Gırgıriye”, “Darbukatör Baryam”, “Güler misin Ağlar mısın?” ve “Çemberimde Gül Oya” burada çekilmiş. Köşk yaklaşık 120 yıllık. Köşkün bir adı yok. “Lazın Köşkü” olarak biliniyor.



“Hatırla Sevgili” ve “Berivan” da burada çekilmişti

Tekstil sektöründe dış ticaretle uğraşan Sabahattin Varan da eşiyle birlikte yaşadığı konağı yıllardır dizilere kiralıyor. Geçen sezon “Hatırla Sevgili”nin çekildiği Beylerbeyi’ndeki bu konakta 20 yıldır oturduklarını anlatıyor: “Konağın adı Merih Konak. Bu ismi biz koyduk, tarihi bir anlamı yok. İlk dizi ‘Canım Kocacığım’dı. 2002’de çekildi. Yönetmen Erden Kıral, başrol oyuncuları da Memet Ali Alabora ve Sanem Çelik’ti. Bugüne kadar mesela ‘Hatırla Sevgili’, ‘Berivan’, Pınar Altuğ ve Oktay Kaynarca’nın birlikte rol aldığı ‘İlk Aşkım’ dizisi çekildi. Şu an yine yeni teklifler var. Kanal D bir avukatlar dizisi çekiyor. Orada yaşlı bir avukatın evi olacak büyük bir ihtimalle bizim ev. Bütün teklifleri kabul etmiyoruz. Kabul etsek burası Sinan Çetin’in Plato’su gibi çalışır.”

Varan bazen hiç para almadıklarını, bazense günde 500-600 YTL aldıklarını söylüyor. Böylece evin ufak tefek masraflarının çıktığına da değiniyor. “Biz evimizde renk olsun diye ara sıra bu çekimleri kabul ediyoruz. Biraz da sanata katkımız olsun istiyoruz” diyor. Eşi Melahat hanım ise magazin programlarındaki olayları kendi evinde yaşamaktan ve sanatçılarla bir arada olmaktan çok memnun: “Emre Kınay, Aytaç Arman, Şükran Güngör gibi insanlarla bir arada olduk burada. Bu sayede entelektüel bir atmosfer tadıyoruz, sanatsal bir ortama giriyoruz. Biz de onları kameraya çekiyoruz. Hatıra oluyor.”

Merih Konak

Sahibi Sabahattin Varan adlı bir harita mühendisi. Emekli, şu an dış ticaretle uğraşıyor. Beylerbeyi’ndeki ahşap konak 1876 yılında yapılmış. Mimarı ve kimin inşa ettiği bilinmiyor. Şu an yeni bir dizi çekimi için görüşülüyor.
Galata Köprüsü’nün tahsildarı Mehmet Efendi konağın ilk sahiplerinden. Daha sonra onun mahdumu Fatma hanım buraya yerleşmiş ve bugüne kadar çeşitli sahipleri olmuş.



Bir diziye ilk kez kiralandı

“Saip Paşa’nın Yalısı” (“Dudaktan Kalbe”)

Sarıyer’deki dört katlı yalı yaklaşık 150 yaşında. Çevrede dizideki adıyla “Saip Paşa’nın Yalısı” olarak tanınıyor.
Yaklaşık bir yıldır burada “Dudaktan Kalbe” çekiliyor. Bir diziye ilk kez kiralanıyor.



“Aşk-ı Memnu”nun çekildiği üç katlı villanın 10 odası var

Rahmi Koç’un villası (“Aşk-ı Memnu”)

Halid Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu” adlı romanı Rahmi Koç’a ait Sarıyer’deki bir villada çekiliyor. Üç katlı villanın 10 odası var. Koç ailesinin villanın çekim için aylığı 6 bin dolara kiraladığı söyleniyor.

“İnsanlar bu iş için evinin dekorasyonunu bile değiştiriyor”

Ayşem Dalman (Beylerbeyi Retürk Alize Acentesi)

Beş yıldır Beylerbeyi’nde emlakçılık yapıyorum. Uzmanlık alanımız Boğaz hattındaki yalılar ve tarihi köşkler. Normal müşterilerin dışında film şirketleriyle de birlikte çalışıyoruz. Bugüne kadar pek çok diziye köşk ve yalı bulduk. “Yaprak Dökümü”, “Hatırla Sevgili”, “Pulsar”, “Arka Sokaklar” hep Beylerbeyi’ndeki köşklerde çekilen diziler. “Hatırla Sevgili”den sonra bir sektör oluştu. Türk edebiyatının eski kitapları dizi olmaya başladı. Biz de bunların çekilebileceği evlerin bulunduğu tarihi bir semtte yaşıyoruz. Dizi çekmek için köşk kiralayan film şirketlerinde neredeyse yüzde 100’lük bir artış var. Buradaki evlerin fiyatları da diziler sayesinde arttı. Satılık bir köşk 500 bin dolardan 4 milyon dolara kadar çıkıyor. Genellikle köşklerin sahipleri eski Beylerbeyi sakinleri, 20-30 yıldır burada yaşayan insanlar. Bu, Kuzguncuk ve Çengelköy için de geçerli. İnsanlar sadece bu iş için evinin dekorasyonunu bile değiştiriyor.
_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:48

Kanal D'nin reyting rekortmeni Yaprak Dökümü'nde canlandırdığı Levent karakteri ile beğenileri üzerine toplayan Nihat Alptuğ Altınkaya aniden diziden ayrılmış, sevenlerini oldukça üzmüştü.

Nihat Alptuğ Altınkaya Show Tv'nin beğeni ile izlenen, başrollerini Aslı Tandoğan ve Burak Hakkı'nın paylaştığı "Dudaktan Kalbe"nin kadrosuna katılıyor, çok yakında kamera karşısına geçecek olan oyuncu, ünlü bir artisti canlandıracak.

Nihat Alptuğ Altınkaya daha önce Ay Yapım (Dudaktan Kalbe, Yaprak Dökümü)'ın yapımını üstlendiği Menekşe ile Halil'de rol almıştı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
pınar
Aslı Fan
Aslı Fan


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Yaş Yaş : 24
Başarı Puanı Başarı Puanı : 0
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:48

Ferhunde'nin rol arkadaşı Lamia'nın yanına transfer

10.03.2009

Acun Ilıcalı'nın sunduğu 'Fear Factor' yarışmasına katıldıktan sonra bir ajans tarafından keşfedilen ve 'Yaprak Dökümü'nde canlandırdığı 'Levent Tuncer' karakteri ile oyunculuğa adım atan Nihat Alptuğ Altınkaya, ekranların bir diğer dizisi 'Dudaktan Kalbe'ye transfer oldu. 'Yaprak Dökümü'ndeki rolünün sona ermesi nedeniyle diziden ayrılmak zorunda kalan Altınkaya, 'Dudaktan Kalbe'de, Aslı Tandoğan'ın canlandırdığı 'Lamia' karakterinin rol arkadaşını oynuyor
Kaynak:Sabah Gazetesi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BeReNCi
Administratör
Administratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 7168
Yaş Yaş : 29
Başarı Puanı Başarı Puanı : 104
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 14 Mart - 9:50

Dudaktan Kalbe'nin Lamia'sı Aslı Tandoğan ve Dudaktan Kalbe'nin Nimet'i Gözde Kansu Show Tv'deki Derya ******'ın sunduğu Deryalı Günlere konuk oldu.Aslı Tandoğan (Lamia) Leylifer Kızgınyürek (Melek) için bir patik istedi ve sette giydireceğini söyledi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://asli-tandogan.yetkinforum.net/
BüşrAsLı
Aslı Hastası
Aslı Hastası


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1574
Yaş Yaş : 22
Başarı Puanı Başarı Puanı : 9
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   Çarş. 8 Nis. - 20:43

Dudaktan Kalbe dizisinde rol alan Burak Hakkı, 'Bu dizi de görevini tamamladı' dedi...Show TV'de ekrana gelen Dudaktan Kalbe dizisinde rol alan Burak Hakkı, dizinin bitmesinin ekip arkadaşlarından ayrılacağı için buruk olacağı, ancak her işin bir sonu olduğunu söyledi.

Türkmax'ta ekrana gelen Serra Yılmaz'ın sunduğu yemek programının konuğu olan Burak Hakkı, "Her şeyin bir başı ve sonu vardır. Bu dizi de görevini tamamladı diye düşünüyorum. Çok fazla uzayan şeyleri de pek sevmiyorum" şeklinde konuştu.

Burak Hakkı, bu tür projelerde ekonomiyi düşünüp ödün verilmesinin dizinin de kötüye gitmesine sebep olduğunu sözlerine ekledi..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cullens :)
Administratör
Administratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1690
Yaş Yaş : 21
Nerden Nerden : INGILTERE
Başarı Puanı Başarı Puanı : 46
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 21/12/08

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   C.tesi 18 Nis. - 0:10

DUDAKTAN KALBE
Merhaba Yüksel Bey, 'Dudaktan Kalbe' dizisinin 7 Nisan tarihindeki bölümünde Kenan'la Lamia ayrılmıştı. Lamia'nın yeni evi Umut Altuğ'un tam karşısında tutulmuştu. Umut, Lamia'ya dizi setine beraber gidebileceklerini söyledi. Lamia da kabul etti. Buraya kadar her şey normal ama asıl konu arabaya binince ortaya çıktı. Belki hatırlarsınız Cemil, Lamia ile evlenince ona gri bir cip almıştı. Lamia hatta 2 haftada öğrenmişti araba kullanmasını... İşte bu cip, Lamia ve Umut'un birlikte dizi setine gittikleri cipti. O cipi tanıdım çünkü ben cip hastasıyım. Rengi, markası aynı, hatta plakaları bile aynı idi. Bu da benim bir takıntım, plaka ezberlemek. Plaka 34 TK 8739 (yanlış hatırlamıyorsam). Bunu görünce "Vah Lamia!" diyesim geldi. Bu saçma olayla başınızı ağrıttım kusura bakmayın ama bunu işiniz olduğu için ve güzel yorumlayabildiğiniz için size söylemek istedim. Saygılarımla. Fatma Özdemir. (Bu arada Düzce'de yaşıyorum ve yazınızı hafta içi okula alınan gazeteden takip ediyorum.)

Günaydın.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://asli-tandogan.yetkinforum.net
Gülnur
Aslı Süper Fan
Aslı Süper Fan
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 340
Yaş Yaş : 23
Nerden Nerden : Aslımın ve Burağımın kalbinden(Kırklareli(mrkz)
Başarı Puanı Başarı Puanı : 12
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 15/01/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   Ptsi 4 Mayıs - 2:10

Beklenmedik final!

Başrollerini Burak Hakkı ve Aslı Tandoğan'ın paylaştığı 'Dudaktan Kalbe' dizisinin kötü kalpli Cemil'i Yiğit Özşener, dizinin finalinin seyirciyi şoke edeceğini söyledi. Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı eserinden beyazcama uyarlanan dizide akrabası Hüseyin Kenan'a olan kıskançlığı yüzünden türlü kötülükler yapan Özşener, "Herkes bana dizinin finalinin nasıl olacağını soruyor ama dizi öyle beklenmedik bir finalle sonuçlanac ki, herkes şaşıracak. İki yılın sonunda diziyi bitiyoruz" dedi.

Milliyet Televizyon
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.burakhakki.justforum.net
BeReNCi
Administratör
Administratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 7168
Yaş Yaş : 29
Başarı Puanı Başarı Puanı : 104
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   Ptsi 25 Mayıs - 23:44

Dudaktan Kalbe Bir Yolculuktur 'AŞK'!

Başrollerini Aslı Tandoğan, Burak Hakkı, Yiğit Özşener ve Özge Özder'in paylaştıkları 'Dudaktan Kalbe' bugün (26 Mayıs 2009) final bölümü ile ekranlara veda ediyor...

Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz eserinden günümüze uyarlanan, Andaç Haznedaroğlu'nun yönetmenliğini, Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu'nun senaristliğini üstlendiği, iki yıldır Show Tv ekranlarında yayınlanan Dudaktan Kalbe 75. Bölümü ile ekranlara veda ediyor. İzleyicilerin merakla beklediği bölüme Birinci sezonda ayrılan Fadik Sevin Atasoy'da konuk olacak...


FİNAL BÖLÜMÜNÜN ÖZETİ:

Cemil’in döndüğünü öğrenen Lamia soluğu onun yanında alır ve Onun yeniden yürüdüğünü görünce sevinç gözyaşlarına boğulur…

Lamia’nın hala Kenan’ı sevdiğini düşünen Cemil ise, biriktirdiği sorulara cevaplar aramaktadır…

Yeni sürprizlerle devam eden Nimet ve Umut’un düğününde, Cemil’in adaya dönüş haberi sevinçle karşılanır…

Lamia’nın Cemil’in yanında olduğunu öğrenen Kenan huzursuzdur…

Cavidan ise uzağındaki gelişmelerin her anını takip etmektedir...

Geçmişin üzerinden geçen bir kez daha geçen Kenan hatalarıyla yüzleşir ve Lamia’yı yeniden kazanmak için harekete geçer, ama yolundaki engel bu kez aşılacak gibi değildir…

Gerçek duygularından artık emin olan Lamia, mutluluk yolunda kendinden emin adımlarla yürürken, dudaktan kalbe inen büyük aşk yepyeni bir besteyle ölümsüzleşir…

DiziFilm-denizimsi

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://asli-tandogan.yetkinforum.net/
BeReNCi
Administratör
Administratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 7168
Yaş Yaş : 29
Başarı Puanı Başarı Puanı : 104
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/03/09

MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   Salı 26 Mayıs - 0:09



Final Yemeği
''Dudaktan Kalbe'' adlı dizisinin final yemeği tüm kadronun katılımı ile Arnavutköy Neshe Taverna'da yapıldı.Oyunculardan Burak Hakkı sahneye çıkarak dizide çalmış olduğu kemanın yerine buziki çaldı.Buzukiyi keman çalar gibi çalan Burak Hakkı,gecenin ilerleyen saatleri içinde eşi Sema Şimşek'în düzenlediği 37.yaş günü partisi süpriziyle karşılaştı.Kendisi için kesilen pastayı üfleyen Burak Hakkı'yı eşi Sema Şimşek dudaklarından öperek kutladı.Sema Şimşek çocukları hasta olduğu için eşine hediye alamadığını belirtti.Şimşek ''Eşime geçen yıl ki doğum gününde çocuğumuzun ayak izlerinin yer aldığı bir tişört hediye etmiştim''dedi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://asli-tandogan.yetkinforum.net/
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Basında Çıkan Haberler   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Basında Çıkan Haberler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
 Similar topics
-
» Yeni Akademya org
» ~Ya Çok Şanslıyım Ya Da Çok Şanslıyım~
» Ebru Gündeş'in An An Beyin Kanaması
» Jang Geun Suk Haberleri
» TIMETÜRK,Fatih i,Cocuk Katili YAPTI....

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Aslı Tandoğan :: Basın-
Buraya geçin: